Baba Koç İle Kızıl Kurt Hikayesini Oku


Baba Koç İle Kızıl Kurt Masalı

Baba koç sürüden ayrılıp dere kenarına gitmiş. Bakmış ki, bir yavru kurt su içiyor. Derhal bir ağacın arkasına saklanmış. Yavru kurt su içtikten sonrasında baba koç ortaya çıkmış. Baba koçun sivri boynuzlarını gören yavru kurt kaçmaya başlamış. Baba koç ilerdeki kayaların içinde yavru kurdu sıkıştırmış. Çaresiz kalan yavru kurt şu şekilde demiş:

“ Fakat baba koç, ben sana ne yaptım ki? Niçin beni öldürmek istiyorsun? Suçum her neyse söyle de bileyim? “

Baba koç:

“ Senin suçun kurt yavrusu olman. Bir ihtimal şimdilik koyun sürülerine saldıramıyorsun fakat kısa bir süre sonrasında can almaya başlarsın. Kurt milletini bilirim ben, acımasızca saldırırlar sürülere. Senelerdir ne koçlar, ne koyunlar, ne kuzular parçalandı gözlerimin önünde. Şimdiye kadar hep bizlerden gitti, bir de sizden gitsin. Öleceksin yavru kurt “ demiş. Baba koçun üzerine doğru geldiğini gören yavru kurt:

“ Senin yanlışın var baba koç. Hiç kimseye zararım dokunmadı benim “ demiş. Bunun üstüne baba koç bağırmış:

“ Dokunmadı fakat dokunacak. Sen de sürülere saldırıp can alacaksın. “

Yavru kurt:

“ Ne haber, baba koç? Asla sağına, soluna bakmıyorsun? Bir merhaba vermek de mi yok? “ diye sormuş.

“ Boş ver şimdi dalgıçlığı baba koç. Gel otur şu şekilde yamacıma. Söyle bakalım, nerelere gider, nerelerden gelirsin? “

“ Ha şu sorun. Birazcık susamıştım da, dere kenarına gitmiştim. “

“ Eee, sonrasında? “

“ Sonrası gittim, döndüm işte. “

“ Onu biliyoruz gittin döndün fakat canını sıkan her her neyse oralarda bir şeyler olmuş. Gözün dünyayı görmüyor. Haydi, anlat be baba koç, ne olur, bak yalvarıyorum sana. Anlatıver gitsin, sen sıkıntıdan kurtul, ben de meraktan. “

“ Aslına bakarsak bir şey olmadı şeklinde, fakat oldu şeklinde de. “

“ Yaşa be baba koç, kulaklarımı dört açtım seni dinliyorum. “ Baba koç olanları anlatmış. Yavru kurdu elinden kaçırılmış olduğu için üzüntüsünün sonsuz bulunduğunu söylemiş. Çoban Osman ise, üzülmemesini, olanları birkaç gün sonrasında unutacağını söyleyip, baba koçu teselli etmiş.

Aradan iki yıl geçmiş. Bu sürede kurtların koyun sürülerine saldırıları aralıksız devam etmiş. Önceleri minik gruplar halinde gelen kurtlar son bir senedir sayıları yüzü gören tek bir grup halinde gelmiş olarak ölüm saçmaya başlamışlar. Bu kurtların başkanı kızıl kurdun adını anmak, yüreklerde korku uyandırmaya yetiyormuş. Kızıl kurt, çevredeki son koyun sürüsüne hücum için, kurtlarına buyruk vermiş:

“ Söylediğim şeklinde, yalnız baba koç sağ duracak, öteki koyunlar, çoban köpekleri ve çoban parça parça edilecek. Haydi kurtlarım, atak..” Kurtlar tarafınca sarıldıklarını gören Çoban Osman’ın içi cız etmiş:

“ Olacağı buydu, sonunda kızıl kurt bizi de buldu. Fakat mecburduk be, günlerdir ağılda kapalıydı koyunlar. Yeter ki, kızıl kurttan uzak duralım, aç kalalım da canımız var olsun diyorlardı, diyorlardı da, nereye kadar? Bir koyun kaç gün açlığa dayanır? Sonunda birkaç saatliğine çıktık meraya ve yakalandık. Bir ihtimal milyonda bir kurtuluş şansımız var, fakat bakarsın o milyonda bir talih bizlere güler. Daha her şey bitmedi.

“ Bu düşünceler birkaç saniyede Çoban Osman’ın aklından geçmiş ve elinde tuttuğu tüfeğini kaldırıp tetiğe basmış. Bir kurt cansız yere düşerken, sesten irkilen çoban köpekleri ve koyunlar, derhal müdafa durumuna geçmişler. Meradaki tek ağacın üstünde bulunan Çoban Osman bir taraftan tüfeğini ateşlerken, öteki taraftan da sürüye komut vermeye başlamış. Ağacın dibinde kuzular, kuzuların çevresinde koyunlar, koyunların çevresinde koçlar, koçların çevresinde on tane çoban köpeği birer daire çizmiş.

Çoban köpekleri, dört bir taraftan dalgalar halinde gelen kurtların üzerine kahramanca atılmış. Korkulu bir harp başlamış. Bu sırada aradan sıyrılan kurtlar koçlarla burun buruna gelmiş. Koyunlar melemiş, kuzular meleşmiş. Çoban köpeklerinin ölmesi kurtları galeyana getirmiş. Kurtlar, çığlıklar atarak sürüye dalmış. Koçlar, koyunlar, kuzular birer birer parçalanmış ve koca sürüden yalnızca baba koç kalmış. Çevresi kurtlar tarafınca sarılan baba koç, gözlerinin kararmasına, başının dönmesine rağmen, güçlükle ayakta duruyor, fakat kimi zaman dizlerinin üzerine düşerek kurtların alaylarına hedef oluyormuş. Azca sonrasında kızıl kurt ağır adımlarla karşıki tepeden aşağı inerken, baba koç:

“ Korktuğum başıma geldi. Kızıl kurt yavru kurtmuş “ demiş içinden. Kızıl kurt iki yıl önceki yavru kurt bulunduğunu söylemiş ve şu şekilde demiş:

“ Baba koç, eğer beni yenersen kurtlarım sana dokunmayacaklar ve dağlara dönecekler. Benim dişlerim var ise senin de boynuzların var. Yaşamın sana bağlı, kolla kendini. “

Bitkin baba koç, ağzından köpükler saçarak gelen kızıl kurdun ilk ataklarını güçlükle karşılamış. Geçen süre baba koçun yararınaymış ve sivri boynuzlarını kızıl kurdun karnına takan baba koç, onu kaldırdığı şeklinde yere vurmuş. Kızıl kurdun cansız yere serildiğini gören kurtlar çekip gitmişler. Sonrasında pek fazlaca kurt avlayan fakat kurşunlarının bitmesi üstüne çaresiz kalan Çoban Osman ağaçtan inmiş ve perişan durumdaki baba koçu sırtına alarak beraber köye dönmüşler.

SON

Masalı Yazan: Serdar Yıldırım


What's Your Reaction?

Sevimli Sevimli
0
Sevimli
Hatalı Hatalı
0
Hatalı
Zekice Zekice
0
Zekice
Süper! Süper!
0
Süper!
Oyhşş Oyhşş
0
Oyhşş
Aman Tanrım! Aman Tanrım!
0
Aman Tanrım!
Hıh Hıh
0
Hıh
Şaşırdım Şaşırdım
0
Şaşırdım

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Baba Koç İle Kızıl Kurt Hikayesini Oku

Choose A Format
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals