Tavşancık Masalı


hikaye kitabı satın al

Günlerden bir gün, gün doğarken, çiçekler açarken, hayat tümüyle düzenli geçerken ve tavşancık uykusunda uyurken.

Büyük ve ürkütücü bir sesle tavşancık uyandı. Hemen etrafına baktı.

– Ne oluyor yahu?

diye bağırmaya başladı. Kapısının çaldığını kısa sürede anladı. Hemencik kapıyı açtı, fakat kapıyı çalanı göremedi. Çünkü boyu çok kısa olan bir tavşancıktı. Kapıyı çalan kişinin yüzüne bakması uzun sürdü. Aşağıdan başlayıp yukarı doğru çevirirken o yumuşak, küçük, tüylü kafasını. Zürafa ile göz göze geldi. Hemen bir taşın üstüne çıkıp,

– Ne yapıyorsun burada? diye zürafaya kızdı. Zürafa

– Sakin ol gizli şeker adasının yerini biliyorum dedi. Tavşancık heyecanlanarak,

– Nerede? hemen koşalım. Zürafa kısık sesle,

– Öyle kolay olmayacak. İlk önce yanımıza yiyecek almamız gerek.

Dedi ve ardından tavşancık evine girdi ve mutfağındaki tüm kışlık erzaklarını torbaya doldurdu zürafanın yanına geldi.

Tavşancık,

– Tamamdır yiyecek koydum şimdi gitmeye hazırız. Dedi.

Zürafa,

– Pekala haydi dostum gidelim şu şeker adasına.

Tavşancık ile zürafa bir müddet ormanın derinliklerine doğru yürüdüler. Tavşancık büyük ve şirin gözlerini zürafaya çevirerek,

– Ne kadar kaldı dostum. Dedi.

Zürafa,

– Hemen şu dağın ardında. Dedi ve yürümeye devam ettiler.

Bir süre sonra hava karadı.

Zürafa,

– Bence bu gece dinlenelim yarın erkenden devam ederiz. Yem olmak istemem bu yaşımda. Dedi ve ardından kötü bir gülümseme kapladı ortalığı “hahaha”

Tavşancık ne kadar ürkse de çimenlere uzandı ve güzelim şeker adasının hayalini kurarak uykuya daldı.

O sırada Zürafa tavşancığın uyuduğunu gördü ve hemen yiyecekleri ağzıyla tutup, oradan sessiz ve hızlı bir şekilde uzaklaştı hiç dönmemek üzere.

Sabahın ilk ışıklarının yüzüne çarpmasıyla uykusundan uyanan tavşancık esneyerek,

– Ihh güzel uyudun mu zürafa? diye sordu.

Cevap gelemeyince etrafına baktı ve maalesef zürafa ortalıklarda yoktu. Tavşancık çok üzüldü, üstelik acıkmıştı. Yemeği yoktu ve evinin nerede olduğunu bile bilmiyordu. Kısacası, o çaresiz bir tavşancıktı artık.

Yapacağı en iyi şey evinin yolunu bulabilmekti, ürkek gözlerle etrafa bakındı. Bir yola girdi, evinin yolu ümidiyle.

Birden bire susadığını fark edince, etrafa bakındı ve bir nehir gördü. Oraya doğru yaklaştı.

İçerken birden nehrin içine düştü. Tavşancık baygın bir şekilde yatıyordu. Gözlerini açtığında ise sanırım dünyanın en mutlu hayvanı hissetti kendisini çünkü, içine düştüğü nehir aslında şeker adasının gizli yoluydu. Ama sadece iyi hayvanların başına gelebilecek bir durumdu.

Tavşancık etrafına baktığında limonata gölü, pankek dağları, pastalı evler, pamuk şeker bulutlar ve niceleri ile bakıştı.  Hayatının devamını orada mutlu bir tavşancık olarak geçirdi.

Yazar : Baha


Tepkinizi öğrenebilir miyiz?

Sevimli Sevimli
64
Sevimli
Üzüldüm Üzüldüm
33
Üzüldüm
Zekice Zekice
33
Zekice
Süper! Süper!
133
Süper!
Oyhşş Oyhşş
40
Oyhşş
Aman Tanrım! Aman Tanrım!
22
Aman Tanrım!
Hıh Hıh
35
Hıh
Şaşırdım Şaşırdım
20
Şaşırdım

Yorum 3

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Küçük çocuklar için sonu kötü sonu mutlu bitebilirmiş büyükler için güzel 😀

  2. Masal biraz kısa olmuş bu yüzden Sevdecik ve masalın sonunda tavşancığın ölmesi birazcık korkuttu. Mutlu bir son yazılabilirmiş.

Tavşancık Masalı