Kurşun Asker Masalını Dinlediniz mi?


Bir varmış, bir yokmuş. Evvel vakit içinde, kalbur saman içinde, uzak diyarlarda bir yerlerde, minik oyuncak bir evin içinde, kurşun askerler yaşamaktaymış. Bu oyuncak askerlerin sahibi olan çocuk, babasına artık onlarla oynamak istemediğini söyleyince, babası da, sayıları tam altı tane olan kurşun askerleri alıp, başkalarına satması için bir oyuncakçıya armağan etmiş.

Oyuncakçı da kurşun askerleri alıp, dükkanının vitrininde, güzelce sergilemiş ve bir alan kişi çıkmasını beklemiş. Askerlerin hepsi de omuzlarında tüfeklerle hazır ol pozisyonunda duruyorlarmış sadece bir tanesinin sol bacağı yokmuş. Bunun sebebi, askerleri meydana getiren ustanın, tam son askerin bacağını dökerken kurşununun bitmesiymiş.

Bu esnada, oradan geçmekte olan ve oğluna armağan arayan bir baba, kurşun askerleri vitrinde görmüş ve fazlaca beğenmiş. Askerlerin fiyatını öğrenip, niçin bir tanesinin tek bacaklı bulunduğunu da anlayınca, oyuncakçı ile anlaşmış ve askerlerin hepsini alıp, doğum gününde armağan etmek suretiyle oğluna götürmüş.

Doğum gününe davetli olan çocuklar, askerleri fazlaca sevmişler ve tüm gün güzel güzel oynamışlar. Doğum günü pastası da yenildikten sonrasında, hepimiz evlerine dağılmış ve ev sahibi olan çocuk, tüm askerleri toparlayıp kutusuna yerleştirmiş. Bizim tek bacağı olmayan kurşun asker, tam da kutunun açık kalan kapağına denk gelecek şekilde yan yatarak duruyormuş. Yavaş yavaş, içeriye güneş ışığı sızan odayı gözleriyle süzmeye başlamış. Tam karşısında fazlaca güzel bir şato ve şatonun tam kapısında kollarını açıp, kurşun askeri bekler şeklinde duran bir prenses ilişmiş gözüne.

İlk bakışta aşk böyle bir durum diye düşünmüş. Prensesi görünce ona aşık olmuş ve prensesin de ona aşık bulunduğunu anlamış. İlk işi, derhal prensese iyi mi ulaşabilirim diye planlar yapmak olmuş. Bir taraftan plan hayata geçirmeye devam ederken, bir taraftan da içinde bulunmuş olduğu kutunun derhal yanında açık şekilde duran pencereden dışarısını izliyor ve prenses ile birlikte, boş sokaklarda el ele gezdiğini hayal ediyormuş. Derken, minik çocuk, içeri girmiş ve bizim tek bacaklı askeri kutusundan çıkarıp onunla oynamaya başlamış. Kurşun asker fazlaca mutlu olmuş, şimdi kutudan çıkmış olduğu için prensesi fazlaca daha yakından görebiliyor ve onunla göz göze gelebiliyormuş. Öteki taraftan da, çocuk oynarken prensese bir zarar verecek diye evhamlanıyormuş. Bir süre sonrasında çocuk odadan çıkmaya karar vermiş ve çıkarken de bizim askeri kutusuna koymak yerine, tam da pencerenin yanında bırakıp odadan çıkmış.

Tam bu esnada büyük bir fırtına patlak vermiş. Yer gök inliyor ve bardaktan boşanırcasına bir yağmur yağıyormuş. Fırtına, kurşun askeri olduğu yerden uçurmuş ve asker kendini aniden dışarıdaki kaldırımın üstünde bulmuş. Sokaktan insanoğlu geçiyor, üstüne basacak şeklinde oluyor fakat bizim kurşun asker, omuzunda tüfeği, dimdik bir halde tek bacağının üstünde duruyormuş. Derken yağmur sertliğini arttırmış ve su birikintisi ile sürüklenmeye başlamış kurşun asker. Tesadüfen oradan geçen çocuklar, kurşun askeri bulup, onu kağıttan bir kayığın içine koymuşlar ve su birikintisi ile beraber sürüklenmesini izlemişler.

Her şeye karşın, kurşun asker prensesi düşünüyor ve bigün ona kesinlikle kavuşacağını hayal ediyormuş. Daha da önemlisi buna inanıyormuş. Su birikintisinde sürüklenmeye devam edip, aniden kendini bir ırmağın kenarında bulmuş ve ırmağın süratli akan sularında yavaş yavaş dibe doğru batmaya başlamış. Kurşundan yapıldığı için, ne kadar çaba gösterse de, engel olamıyor, daha da diplere doğru batıyormuş. Bir süre sonrasında bitkin düşmüş ve gözleri kapanmaya başlamış. Sonunda daha çok dayanamamış ve baygın düşmüş.

Gözlerini açtığında, bir de ne görsün, gene aynı evde odanın içinde, tam da prensesin karşısında dimdik ayaktaymış. Prenses kolları açık bir halde ona bakıyor ve gülümsüyormuş. Şimdi fazlaca mutluymuş, tekrardan prensese ulaşmak için planlar hayata geçirmeye başlamış. Derken bir ayak sesi duymuş, çocuk hızlıca odaya girmiş kurşun askeri ve prensesi almış, salondaki şöminenin karşısına geçip onlarla oynamaya başlamış.

Kurşun asker fazlaca mutlu olmuş, artık prenses ile yan yana olmak ona büyük bir mutluluk vermiş. Sadece çocuk, kurşun asker ile oynamaktan sıkılmış ve aniden onu alıp, alev alev yanan şöminenin içine fırlatmış. Kurşun asker tam da alevlerin içine düşerken, prensesin uzaktan ağlamaklı gözlerle ona baktığını görmüş. Kurşundan oluşan vücudu yavaş yavaş erimeye başlarken bir mucize gerçekleşmiş. Yeniden patlak veren fırtına salon penceresinden içeri girmiş ve prensesi de şöminenin içine uçurmuş. Tam da kurşun askerin yanına düşen prenses de yavaş yavaş erimeye başlamış. Göz göze gelip, aşk dolu bir ifade ile birbirlerine bakmışlar ve mutlu bir halde eriyerek yeni hayatlarına ilk adımı atmışlar.

Tepkinizi öğrenebilir miyiz?

Sevimli Sevimli
14
Sevimli
Üzüldüm Üzüldüm
58
Üzüldüm
Zekice Zekice
28
Zekice
Süper! Süper!
34
Süper!
Oyhşş Oyhşş
14
Oyhşş
Aman Tanrım! Aman Tanrım!
16
Aman Tanrım!
Hıh Hıh
12
Hıh
Şaşırdım Şaşırdım
10
Şaşırdım

Yorum 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kurşun Asker Masalını Dinlediniz mi?