Büyük Çınar ve Mor Menekşe


Bir zamanlar aynı ormanda, bir arada yaşayan büyük bir çınar ağacı ve mor bir menekşe varmış. Bu büyük çınar ağacı tüm ortamda ne kadar kibirli ve kendini beğenmiş olduğuyla tanınırmış. Herkesi küçük görüp kimseleri beğenmezmiş çınar ağacı. Mor menekşe onun hemen yanı başında yaşıyor, onunla sohbet ederek arkadaş olmaya çalışıyor ama çınar ağacı buna hiç yanaşmıyormuş. Onu görmüyor, duymuyor ve bu durum mor menekşeyi oldukça üzüyormuş.

Günlerden bir gün bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlamış. Mor menekşe yapraklarıyla yağmur damlalarını yakalamaya çalışmış ama çınar o kadar büyükmüş ki yağmurun menekşeye ulaşmasını engelliyormuş. Çınar yüzünden susadığı halde suya erişemeyen mor menekşe endişelenmeye başlamış. Çünkü en önemli besini suymuş ve yağmur suyunu alamazsa hastalanırmış. Köklerinden toprağa düşen yağmuru almaya çalışmış, ancak bu defa çınar ağacı derin kökleriyle topraktaki tüm suyu toplamış.

Mor menekşe dayanamayarak seslenmiş: ‘ Çınar ağacı, çınar ağacı! Lütfen bana da yağan yağmurdan biraz ver, topraktan su içemiyorum, çünkü sen hepsini içiyorsun. Yağmur damlaları senin yaprakların yüzünden bana ulaşmıyor. Zaten gövden o kadar uzun ve kalın ki güneş ışıkları da yapraklarıma ulaşamıyor.  Ben güneş ve su alamazsa büyüyüp güçlenemem. Lütfen bana yardım et, yoksa nefes alamam!’’

Çınar ağacı mor menekşenin sözlerini duymuş ve demiş ki ‘Ben çok büyük bir ağacım, yerimden çekilemem. Nefes alamıyorsan kendine gidip başka yer bul.’’ Mor menekşenin susuz ve güneşsiz kaldığı için başka yere gidecek gücü yokmuş. Ayrıca kökleriyle tutunduğu yerini de bırakması mümkün değilmiş. Ama çınar inat etmiş ve bunu anlamıyormuş.

Yeniden seslenmiş menekşe: ‘Yapamıyorum, lütfen yardım et bana, ben buradan gidemem!’’ Çınar ağacı duymazdan gelmiş menekşeyi. Günler geçiyor, her geçen gün menekşe biraz daha cılızlaşıp soluyormuş. En sonunda o kadar güçsüz kalmış ki dik duramaz, nefes alamaz olmuş. Tüm orman onun bu haline çok üzülüyor, çaresizce mor menekşenin dökülen yapraklarına bakıyorlarmış.

Onun bu halini gören çınar ağacı ise yavaş yavaş pişman olmaya başlamış. Mor menekşenin güzel ve canlı renklerini kaybetmesi onun da kederlenmesine neden olmuş, ancak artık çok geçmiş. Çınarın amacı aslında menekşeyi böyle soldurmak değilmiş ama kötü davranmasının cezasını pişman olarak ödüyormuş.

En sonunda tamamen solup giden ve toprağa karışan menekşeden kalan yapraklara bakmış çınar ağacı. Onun en yakını menekşeymiş ama o kibirli ve umursamaz olduğu için artık çevresinde hiç kimsesi yokmuş. Güzeller güzeli küçük dostunu kaybeden çınar ağacı pişmanlık içinde unutmuş kibrini. Artık kendini büyük görmemeyi, çevresindekilere yardım etmeyip kendini düşündüğü sürece yalnız kalacağını öğrenmiş.


Tepkinizi öğrenebilir miyiz?

Sevimli Sevimli
2
Sevimli
Üzüldüm Üzüldüm
16
Üzüldüm
Zekice Zekice
4
Zekice
Süper! Süper!
4
Süper!
Oyhşş Oyhşş
3
Oyhşş
Aman Tanrım! Aman Tanrım!
4
Aman Tanrım!
Hıh Hıh
4
Hıh
Şaşırdım Şaşırdım
3
Şaşırdım

Yorum 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Büyük Çınar ve Mor Menekşe